Kriz yeni bir devlet aklında mutabakat üretiyor

17 Aralık’ta yolsuzluk operasyonu olarak başlayan sürecin artık bir siyasi krize ve anayasa krizine dönüştüğü konusunda galiba kimsenin kuşkusu yok. Yolsuzluk gerçeği üzerine inşa edilmiş operasyon her iki tarafın görünür olan ve olmayan çoklu aktörlerinin hamleleri ile sistem krizine dönüştü. Belki de sistem kırılmanın eşiğine doğru yaklaşıyor. Ne hükümet ne de muhalefet ve iki tarafın… Devamını Oku

Herkes giderek inandırıcılığını yitiriyor

Ortalık toz duman yine. Son iki haftadır yaşananlar üzerine okumadığınız, dinlemediğiniz bir şey kaldığı sanmıyorum.  Son beş yıldır olduğu gibi aynı siyasiler ve yorumcular aynı biçimde hizalandı. Tek fark beş yıldır aynı argümanları, paragrafları kuranlar yer değiştirdi. Önceden bir tarafın kullandığı dil ve argümanları şimdi öteki taraf kullanıyor, öbür taraf da ötekilerinkileri. Bu denli aklını… Devamını Oku

Ne oluyor? Ne olabilir?

Son hafta yaşananlar yalnızca cemaat-hükümet kavgası üzerinden açıklanabilir mi? Olanları içerik ve biçim olarak ayırarak baktığımızda çok belirgin şeyler var. İçerik iki parça aslında. Bir parçası yolsuzluk ki hiçbir açıklama ve savunma ortaya çıkan tabloyu aklamaya yetmez. Suçlayanlar da savunanlar da, bu ülkedeki herkes yastığa başını koyduğunda ne olduğunu biliyor. Bu devlet ve yönetim düzenindeki… Devamını Oku

Zorunlu bir açıklama ve seçmen bilgileri güvenliği

Önce dün bir gazetemizde ve daha sonra da çeşitli medya organlarında bana atfen verilen “seçmen bilgilerinin Rusya’da hackerların elinde olduğu” haberine dair bilgi ve fikrimi paylaşayım. İstanbul Politikalar Merkezi, KONDA Araştırma Şirketi ve National Democracy İnstitute işbirliğiyle, Fuat Keyman’ın, Tarhan Erdem’in ve benim yürütücülüğünde, seçim sistemi ve siyasi partiler kanunu reformları üzerine çalışılan öneriler Salı… Devamını Oku

Yönetimde yerelleşme neden sağlanamıyor?

Hangi partinin programına, söylemine baksanız hepsinde yerel yönetimleri güçlendireceği vaadi var. Hangi sivil veya asker bürokrata sorsanız, hepsi yerel yönetimlerin güçlendirilmesinden yana. Tüm sivil toplum aktörleri de öyle. Madem bu denli bir güçlü fikri mutabakat var, neden hala düzgün, işleyen ve herkesin memnun olduğu bir yerel yönetim reformu yapamıyoruz? Çünkü herkesin zihni ve duygusal ambargoları… Devamını Oku

Sivil toplumda demokratikleşmeye öneri

Bugün bir basın toplantısıyla İstanbul Politikalar Merkezi, KONDA Araştırma Şirketi ve National Democracy İnstitute işbirliğiyle, Fuat Keyman’ın, Tarhan Erdem’in ve benim yürütücülüğünde, seçim sistemi ve siyasi partiler kanunu reformları üzerine çalışılan öneriler kamuoyuna açıklandı. Proje kapsamında Tarhan Erdem’in imzasıyla 1876 yılından bu yana uygulanan yasama meclisleri seçimi ve siyasi partiler kanunları derlendi, incelendi ve kitaplaştırıldı…. Devamını Oku

Seçim rallisinin birinci etabının dinamikleri

Seçim rallisi boyunca seçmenin tercihlerini belirleyecek dinamikler değişecek. Çünkü muhtemelen her aktörün ralli boyunca strateji ve taktikleri de değişecek. Birinci adım olan yerel seçimler ardından gelen Cumhurbaşkanlığı seçiminin kostümlü provası olacak bir bakıma. Yerel seçimlerde seçmenin genel siyasi tercihlerinden büyük oranda değişiklik beklenir teorik olarak. Seçmenin yerelde siyasi ideolojisi ve kimliğinden sıyrılarak oy vereceğini düşünülür…. Devamını Oku

Oyun yeniden kurulurken

Ak Parti ile cemaat gerilimi neyi ima ediyor? Meselenin dershanelerden ibaret olmadığını herkes biliyor. Aslında dershane problemini gerçekten konuşmamız gerekiyor ama bugünlerde yaşanan çatışmanın sebebinin bu olmadığına herkes hemfikir. Bu çatışma bir bakıma iktidar bloğunda da bir çatlak. Aktörler üzerinden bakılınca Ak Parti referandum sonrası yaptıkları ve söyledikleriyle demokratların bir kesimiyle entelektüel beslenme yollarını kopardı…. Devamını Oku

Komisyon çalışmayınca anayasa ihtiyacı kalktı mı?

Bir bakıma malumun ilanı oldu, Meclis Başkanı Anayasa uzlaşma komisyonu çalışmalarının yürümediğini açıkladı. İki yılın olanlarını kuşbakışı özetlemeye ve analiz etmeye çalışalım. Diyeceksiniz ki bazıları baştan olmayacağını söylemişti. Evet, söyleyenler olmuştu ama söylenenleri ikiye ayırmak lazım. Birinci grup zaten anayasanın yapılmasına, değişime baştan itirazlar, statükonun savunularıydı. Hatta anayasanın bu meclis tarafından yapılamayacağı, yapılmaması gerektiği savları… Devamını Oku

Cumartesi Diyarbakır’da ne oldu?

Cumartesi günü Diyarbakır’da yaşananların esas olarak iki katmanda etkileri var. Birinci katman gelecek elli yıllık perspektifte Orta Doğu’da olası gelişmelere dair, ikinci katman Türkiye’nin geleceğine dair. Hükümet hangisini esas olarak, hangi niyetle bu ziyareti planladı bilemem. Irak ve Suriye’de yaşanmış olan ve yaşanacak olan şeyler ne olursa olsun, iki şeyi biliyoruz. Orta Doğu’da ne sınırlar… Devamını Oku