Çözümsüzlükten çözüm çıkarmak

Kamuoyunda sıkça sorulan ama hala tam ve ikna edici olarak da cevabı verilmemiş olan soru, neden PKK ile yapılan görüşmeler kesildi? Ne oldu da terör, şiddet ve savaş dili her şeye hakim oldu? Temel görüşleri özetlemeye gerek yok ama şematik olarak iki görüş var. PKK içi farklılaşmalar, PKK’nın halk savaşını hızlandıracağına seçimlerden önce karar verdiği,… Devamını Oku

Devletin derin ideolojisi

Mavi Marmara baskını ve kriziyle başlayan ve giderek İsrail’le daha sert bir krize dönüşen gelişmeler sırasında sıkça uluslar arası deniz hukukuna ve uluslar arası mahkemelere gitmek de dillendirildi.  Bu adımın birkaç yazar ve yorumcu dışında yaygın olarak dillendirilmeyen kısmı ise Türkiye’nin bu problem nedeniyle uluslar arası mahkemelere gidemeyeceği, çünkü zaten uluslar arası deniz hukukunu düzenleyen… Devamını Oku

Kürt meselesi ve toplumsal psikoloji

12 Eylül ile ilgili hemen tüm tartışmalarda halkın tepkisi (tepkisizliği) ile ilgili genel bir mutabakat gözlenir: Halkın 12 Eylül’ü sevinçle karşıladığı, yapılanlara genel bir toplumsal kabulün olduğu, nitekim Anayasa’nın yüzde 92 oyla onaylandığı vb. Bu durum üzerinden yorumlar ve anlamlandırmalar farklı olsa da çıkış noktası bu kabuldür.

PKK’yı bitirerek Kürt meselesini çözmek

Kürt meselesinde bunca yıldan sonra yine “önce terörü bitirmek gerek” noktasına geldik. Gazete haberlerinde kara harekatının yakın olduğu, Irak’ın, İran’ın ve hatta ABD’nin de son ve nihai vuruş için destek ve işbirliğinin arandığı, sonrasında artık askerler yerine özel eğitimli polislerin etkin olacağı, komutanlar yerine valilerin yetkili olacağı, vs. vs. bir sürü şey yazılıyor, yorumlanıyor.   

Sizce ‘barış’ kelimesi ne anlama geliyor?

Yeniden alevlenen ve şiddet dilinin rehin aldığı Kürt meselesini ne zaman konuşmaya başlasak şöyle bir cevap çok yaygındı: “Ne istediler de yapamadılar?” Şimdi bu yaklaşım zihniyetinin benzeri Ak Parti’li kadrolar ve destekçisi yorumcularda da başladı: “Açılımla çok şey değişti, hala ne istiyorlar?” İki farklı siyasi uçtan insanların son zamanlarda paralel bir söylem ve dil tutturdukları… Devamını Oku

Yeni mi yepyeni mi?

Neredeyse iki aydır bu köşede yazmadım. Şimdi bu kadar aradan çıkıp bir yazıyla memleket meselelerini doğru analiz edip, sağlıklı sonuçlara varabileceğim iddiasında değilim.  Hakemin başlama düdüğüyle topu alıp, onuncu saniyede gol atabilecek bir hünerim yok ne yazık ki. Ya da kendime böyle bir güç veya önem vehmedecek kadar muhakeme yeteneğimi de yitirmedim henüz…  O nedenle… Devamını Oku