HÜRRİYET Yerel Seçim Yorumlar / İstanbul’da siyasi gettolaşma

2. GÜN: İstanbul ilçelerindeki oy dağılımlarına bakıldığında siyasi hayatımız için de CHP için de kritik olan bir durum gözlenmektedir. İstanbul ilçelerinde siyasi rekabet eksilmekte ve CHP belli ilçelere sıkışmaktadır. Aşağıdaki tablo CHP meclis oylarına göre 10’ar puanlık aralıklarla ilçelerin gruplanmasını ve oy oranlarını göstermektedir. İstanbul seçmenini yüzde 9,5’ininyer aldığı dört ilçede (Beşiktaş, Kadıköy, Bakırköy, Şişli)… Devamını Oku

HÜRRİYET Yerel Seçim Yorumlar / İstanbul: Kampanya öncesi heyecanlı, seçimi sakin metropol

1. GÜN: İstanbul ülke nüfusunun ve seçmeninin beşte birini barındıran bir metropol. İstanbul’un bilindik tarihi ve kültürel özelliklerinin dışında, on yıl önceye göre görece artmakta olan bir özelliği daha var. İstanbul hala en yüksek oranda göç alan, aynı zamanda doğurganlık oranı da en yüksek metropollerimizden birisi. Bu nedenle demografik yapısı kadar sosyolojik ve kültürel dokusuna… Devamını Oku

Yerel seçimin ardından

Üzerinde herkesin, yalnızca partilerin değil hepimizin, uzunca düşünmesi gereken yerel seçimin kesin olmayan ilk sonuçlarına baktığımızda kesin ve resmi olmayan sonuçlara göre öne çıkanlar şöyle: Beklendiği gibi seçimlere katılım oranı yüzde seksen yedi oldu. Geçersiz oylar da yüzde dört mertebesinde. Yerel seçimlere katılım ve geçersiz oy oranları 1980 sonrası önceki beş yerel seçime benzer gerçekleşmiş… Devamını Oku

Boğaz dokuz boğumdur, boğa boğa söyler

Uludere faciasından sonra iktidarıyla, muhalefetiyle, Kürtleri temsil ettiğini iddia edenleriyle ve medyanın önemli bir kesiminin olayı tartışırken kullandığı dile inanamıyorum.  Tamam, partiler ve o partilerin yandaşları arasında siyasi rekabet olur, olmalıdır da ama siyasi rekabetin dili bu mudur? Hele siyasi rekabete konu olan şey Kürt meselesi ise bu kadar mı aymazlık olur?

Bilgi yerine efsanelerden yararlanmak

Bizim medyamızın kendinin üretip, sonra da kendinin inandığı iki efsane var topluma dair. Reyting tartışmaları sırasında da sıkça duyduk bunları. Bunlardan birisi “bu toplumun balık hafızalı olduğu”, ki buna bir başka yazıda değinelim, öbürü de “vatandaşın dizi seyredip, sorulunca belgesel seyrettiğini söylediği”. Ama bu efsaneleri üreten, inanan, her gün o efsaneyi yeniden üreterek çoğaltanların şu… Devamını Oku

Reytinglerle ve medyayla toplum mühendisliği

Reyting tartışmalarında, özellikle reklam pastasından yeterli pay alamadığını iddia edenlerin dillerinden duyduğumuz soru şu: Manipüle edilmiş reytingler yoluyla toplum mühendisliği yapılıyor mu? Toplumun ahlaki değerleri bozuluyor mu? Savımı baştan yazayım, hayır. Medya üzerinden, etrafındaki ve içindeki çeşitli araçlarla (reyting ölçümleri de dahil) doğrudan toplum mühendisliği bugünün dünyasında mümkün değildir. Böyle bir çabaya girenler ki ülkemizde… Devamını Oku

Reyting tartışmasında gözden kaçanlar

Şimdi de reytingte şike operasyonunu konuşuyoruz. Öncelikle son yıllarda gündelik hayatımıza ve dilimize girmiş olan “TV programlarının reytingleri” meselesini doğru tanımlayalım.  Reyting ölçümü özü itibariyle bir pazarlama araştırmasıdır. Öyle bir kısım medya yorumcunun öne çıkarmaya çalıştığı gibi doğrudan toplum mühendisliği aracı değildir. Bu pazarlama araştırmasının bulgularına ihtiyaç duyan ve bu bulguları kullananlar da reklamverenlerdir. Ki… Devamını Oku

İktidar ve yargı

Son haftalarda yine iktidar, muhalefet ve HSYK arasında yandaşlık tartışmaları vardı. Bu içerikteki tartışma bu toprakların kadim sorunlarından birisi. Hemen her iktidar döneminde bu tartışmalar hemen hemen aynı argüman ve gerekçelerle yapılmıştır. Üstelik bu tartışmaların önemli bir kısmı da haklı gerekçelere ve problemlere dayanmaktadır.

İkircikli umut

Hepimiz ikili hayatlar yaşıyor, ikircikli umutlar besliyoruz. Kendi hayatlarımızı yaşadığımız akvaryumların içine hapsettik. Dışarıdan, diğerlerinden ve belki de asıl hayattan kopuk yaşıyoruz. Üstelik bunu bilerek, isteyerek yapıyoruz. Toplumdaki gettolaşma ve birbirinden kopuk, ayrı hayatlar kurma süreci böyle gelişiyor belki de. Her birimiz, özellikle de bu toprakların okumuş yazmışları bu süreci alevlendirmek için odun taşıyoruz yazdıklarımız… Devamını Oku

Yeni anayasa ‘olmazı oldurmak’ çabası mı?

Gazetelerdeki haber şöyleydi: “TBMM Başkanı Cemil Çiçek, amaçlarının yeni bir anayasa yazmak değil, yapmak olduğunu söyledi. … (1961 ve 1982 anayasalarının) demokratik ülkelerde olduğu gibi halka danışılarak değil, askeri müdahaleler sonucunda, bu müdahaleyi yapanların oluşturduğu komisyonlarca oluşturulduğunu kaydetti. … Cemil Çiçek şöyle devam etti, yeni anayasa yapacaksak bu işin içinde halkın her kesiminin ve onun… Devamını Oku